Z Dergi Mobil Uygulamasını
ÜCRETSİZ HEMEN İNDİRİN!

Mobil Websitesine Devam Et >>

Introtema / Kanadalı Türk Halk Müziği Sanatçısı: Brenna MacCrimmon

Yazı Boyutu: a a a
Okuma Modu

Introtema / Kanadalı Türk Halk Müziği Sanatçısı: Brenna MacCrimmon

https://www.zdergisi.istanbul/makale/introtema-kanadali-turk-halk-muzigi-sanatcisi-brenna-maccrimmon-450

Kanada Ontario’dan başlayan eşine ender rastlanır bir yolculuk hikayesi var Brenna MacCrimmon’un. Toronto Üniversitesinde etnik müzikoloji dersleri alırken bağlama öğrenmeye başlaması ve Türkçe albümler dinlemesiyle hayatı değişen MacCrimmon bu durumu “Aniden duygusal bir bağ oluştu” diyerek açıklıyor. Şimdilerde o çok iyi Türkçe konuşan, halk müziği türküleri özellikle Rumeli türküleri alanında uzmanlaşmış bir sanatçı... Yolculuğunun başında Trakya’yı ve Balkanların her yerini karış karış dolaşarak unutulmaya yüz tutmuş halk müziği ürünlerini araştıran sanatçı, “Balkan, Rumeli ve Türk müziği tınıları beni kendine çekti ve yavaş yavaş incelemeye, öğrenmeye başladım” diyor.

Bir derginin “Rumeli Türküleri deyince akla gelen ilk isimlerdensin. Bir Kanadalının Rumeli Türküleri ile bu denli anılmasını nasıl değerlendiriyorsun?” sorusuna MacCrimmon şöyle cevap veriyor:

Öncelikle bunu duymak benim için büyük bir onur... Ne yaptım ki bu iltifata layık oldum. Bu benim için çok güzel ve dokunaklı bir şey. Duygulanıyorum aslında böyle iltifatlar alınca. Dışardan birisi olarak o bölgelerin kültürünü ve zenginliğini bilemiyor olabilirim ama dışarıdan bakan birisi olunca da farklı bakış açılarına, perspektiflere sahip oluyoruz. Örneğin, Türk bir arkadaşımla Yunan müziği konuştuğumuzda bütün Yunan müzikleri bize aittir, Yunan arkadaşımla Türk müziğini konuştuğumda ise bütün Türk müzikleri bize aittir deyip sahipleniyorlar. İki kültür de birbirlerine bağlı kültürler olduğu için haklılar aslında. Tabi bu demek değil ki diğeri ötekinden daha üstündür. Bu kültürler birbirlerini her zaman kapsarlar ve beraber gelişirler.

“Türkçede şarkı için ‘söylemek’ denir ancak türküde bu ‘okumak’ oluyor. Türküler sence neden okunur?” şeklindeki bir diğer soruya ise şöyle cevap veriyor:

Bayıldım bu soruya! Şarkı söylemek dediğinizde o şarkı büyük ihtimalle başka birisi tarafından bestelenmiştir. Türkü okumak ise eminim konuya hâkim birileri tarafından, yani o türküyle ilgili gerçek bilgisi olan kişiler tarafından okunmuştur ve o şekilde kalmıştır. Türküyü okumak için hissetmek gerekiyor. Satırlar ve kalpler arasında olan kişilere hitap ediyor. Türkü okuyarak aslında orada önceden olan bir şeyleri günümüze ulaştırıyoruz.

Fatih Akın’ın yönettiği “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” adlı filmde anonim bir eser olan “Penceresi Yola Karşı” ve “Ben Bir Martı Olsam” adlı türküyü, “Elveda Rumeli” dizisinde de “Ediye” şarkısını seslendiren soprano ses tonuna sahip MacCrimmon, Selim Sesler’le kurdukları Karşılama adlı grup ve aynı isimli türkü albümü ile 1998 yılında June Ödülünü kazandı.